
(5188 ile
ilgili davalar başladı)Bir
apartman yöneticisinin davası!
İstanbul’un Beşiktaş
İlçesi’ne bağlı Levent semtinde 11 katlı, 48 daireli bir apartmanın
yöneticisinin davası ile büyük ilaç şirketi Roche’un davası arasında ne bağlantı
olabilir ki!
Bu bağlantı!
Kitaplara sığmaz.
Akıl almaz.
Kurallara uymaz.
İşinde gücünde insanların yaşadığı, kapısında güvenlik kulübesi, güvenlik
kulübesinde “özel giysileri içinde güvenlik görevlileri” bulunan; altta, bodrum
katında akşamları çöpleri alan kapıcısı bir de apartman yöneticisi olan kendi
halinde tipik bir apartman.
Yüzlercesi var.
Her şehirde var.
Sıradan bir apartmanın yöneticisi ile dünya devi ilaç şirketi Roche’un
arasındaki bağlantı “bir davadan” ötürü doğuyor.
Yanlış anlaşılmasın.
Davalar ayrı.
Dosyalar ayrı.
İşlenen suçlar ayrı.
Kişiler ayrı.
Mahkemeler ayrı.
Hâkimler ayrı.
Fakat adalet aynı.
***
Levent’teki “Gazeteciler ve Mimarlar Sitesi C1 Blok” apartmanının yöneticisi; 90
gün hapis cezasına çarptırıldı. Ona 90 gün hapis cezası veren hâkim, “çok iyi
niyetli, temiz ruhlu bir insansın” diyerek cezasını 75 güne indirdi ve günlüğü
20 YTL’den 1500 YTL para cezasına çevirdi.
Yurtdışı yasağı koydu.
1 yıl yasaklı.
Yurtdışına çıkmayacak.
5 yıl boyunca her ay, Levent Karakolu’na gidecek ve “Komiserim ben buradayım,
yurt dışına kaçmadım” diye durum raporu verecek. Bu karar apartman yöneticisinin
yüzüne okunduktan sonra, hâkim ona sordu:
- En çok ne seversin?
Yönetici, “rakı içmeyi severim” diyecekti, uygun kaçmaz diye düşündü, “denizde
yüzmeyi severim sayın hâkimim” dedi. Hakim, yöneticiye kestiği cezanın son
maddesi olarak da; “3 ay boyunca denize girmen de yasak” diye açıkladı.
***
Yöneticinin suçu şuydu:
Apartman kapısı önünde görevlendirdiği güvenlik görevlisinin sertifikası yoktu.
Güvenlik görevlisini kursa göndermemiş ya da sertifikası olmayan birini işe
almıştı. Yasaya göre “sertifikası olmayan bir güvenlik görevlisini çalıştırmanın
cezası” buydu.
Yönetici cezayı çekecekti.
Levent’teki bu apartmanın yöneticisi; “75 gün hapis karşılığı 1500 YTL para
cezası, 1 yıl yurtdışına çıkma yasağı, 5 yıl boyunca her ay karakola gidip
buradayım komiserim deme mecburiyeti ve 3 ay da denize girme yasağı” na mahkûm
edildiği gün, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş, Ankara’ya Yargıtay’a
“bir temyiz dilekçesi” yazdı ve gönderdi. İstanbul Cumhuriyet Savcısı, “Roche
şirketinin SSK’ya pahalı ilaç satması” davasında beraat kararı verilmesinin
“adalete uymadığını” dile getiriyor ve “bu karar kamuoyunun adalete olan
güvenini sarsar” diye yazıyordu. Roche şirketi ve onun yöneticileri devleti 8.2
milyon YTL zarara uğrattıkları iddiasıyla yargılanmış ve beraat etmişlerdi.
İlginç değil mi?
12.05.2008 vatan gazetesi